delireis
Yeni Başlayan
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 237
|
 |
« : 15 Mart 2008 - 18:33 » |
|
ÇANAKKALE Savaşları ve Zaferi, başlı başına bir destan olduğu kadar, her günü, her saati, hatta her dakikası ile bir destanlar manzumesidir. Çünkü o savaşlarda bazen bir dakikaya bir yüzyıl ve koskoca bir tarih sığdırılmıştır. Çanakkale’de ayrıca, kahraman bir milletin ordusu sadece savaşmamış, dünyaya yurtseverlik, iman ve insanlık dersi de vermiştir. Çanakkale Zaferi, emperyalistlerin gelişmiş teknolojilerine karşı Allah’a inancın ve engin yurtseverliğin zaferidir. Çanakkale’de 5. Ordu Komutanı olan Alman General Liman Von Sanders, bir teftiş sırasında Mehmetçiğe sorar: - İyi savaşıyor musunuz?
- Evet kumandanım! - Niçin savaşıyorsunuz? - Allah rızası için! Bütün Mehmetçiklerden hep bu cevabı alan Alman general, şu yorumu yapar: - Evlatları Allah rızası için çarpışan bir millet ebediyen var olur!.. Savaşta silahlar önemlidir, komutanlar önemlidir; ama daha önemli olan maneviyattır, ruhtur! General Mac Arthur’un şu sözü ise, Çanakkale Savaşları’nın ne benzersiz bir kahramanlık destanı olduğunun belgelerinden sadece biridir: - Anlamıyor musunuz? Biz Çanakkale’de Türker’le değil, Allah ile savaştık..Tabii ki yenildik! Verilen namus görevi MUSTAFA Kemal, 25 Nisan 1915 günü kahraman Mehmetçiğe Conkbayırı’nda şu emri verir: - Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında yerimize başka kuvvetler gelir, başka komutanlar hakim olabilir. Aynı komutanın 3 Mayıs 1915 günü Arıburnu’nda verdiği emir ise, tarihi bir öğüt gibidir: - Benimle beraber burada muharebe eden bütün askerler kesin olarak bilmelidir ki, bize verilen namus görevini eksiksiz yapmak için bir adım geri gitmek yoktur. Uyku, dinlenme aramanın, bu dinlenmeden yalnız bizim değil, bütün milletimizin sonsuza kadar mahrum kalmasına sebep olacağını hepinize hatırlatırım. Böylesine gözü pek bir komutan ve onun kahraman askerleri, Çanakkale’yi elbette geçilmez yapacak ve orada tarihin en şanlı destanını yazacaklardı. Vatan için ölmeye geldik 104 yaşında iken hayata gözlerini yuman Balıkesir İvrindi’nin Mallıca Köyü’nden Azman Dede sürekli ağlar, ama niçin ağladığını kimse bilmezdi. Neden ağladığını bir gün şöyle anlattı kahvedekilere: - Bir hücum sırasında bölük erimişti. Yüzbaşı telefonla takviye istedi. Gece yarısı siperleri takviye için istediğimiz askerler geldi. Hepsi askere yeni alınmış gencecik insanlardı. Ama içlerinde daha çocuk denecek yaşta üç-dört asker vardı ki hemen dikkatimizi çekti. Bölüğü düzene soktum. Yüzbaşı gelenlerle tek tek ilgileniyor, karanlıkta el yordamıyla üstlerini başlarını düzeltiyor, sabah yapılacak olan süngü hücumuna hazırlıyordu. Sıra o çocuklara geldiğinde, o cıvıl cıvıl şarkı söyleyerek gelen çocuklar birden çakı gibi oldular. Yüzbaşı sordu: “Yavrum siz kimsiniz?” İçlerinden biri: “Galatasaray Mektebi-Sultanisi talebeleriyiz. Vatan için ölmeye geldik!..” diye cevap verdi. Gönlüm akıverdi o çocuklara. Bu savaş için çok küçüktüler. Daha süngü tutmasını bile bilmiyorlardı. Onlarla ilgilendim. “Mermi böyle basılır. Tüfek şöyle tutulur. Süngü böyle takılır. Düşmana şöyle saldırılır!” diye. Hücum anı geldiğinde hepsi süngü takmış, tüfeklerine sımsıkı sarılmış, gözleri yuvalarından fırlamış, dişler kenetlenmiş bekliyorlardı. O an geldi. Birden yüzbaşı “Hücum!” diye bağırdı. Bütün bölük, bütün tabur, bütün alay cephenin her yerinden fırladık. İşte tam o anda, tam o anda, o çocuklar kurulmuş gibi siperlerden fırlayıverdiler. İşte o an. Tam o an bir makineli yavruları biçiverdi. Hepsi sipere geri düştüler. Kucağıma dökülüverdiler. Onların o gül gibi yüzleri gözümün önünden gitmiyor. Hiç gitmiyor! İşte ben ona ağlıyorum, o çocuklara ağlıyorum! İşte bu kahramanlar yazdı Çanakkale Destanı’nı...
Sırrı Yüksel Cebeci
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
SEHADET sonum, FIRDEVS yurdum, KEVSER hayat suyum, PEYGAMBERIM (S.A.V) komsum, CEMALULLAH'I SEYRETMEK enbüyük onurum olsun, YA RAB... AMIN!!!
|