bozkir.net Bozkir Forum Arsivi 22 Mayıs 2012 - 00:12 *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
Mesaj yazmaya başlamadan önce Forum Kurallarını Okuyunuz.
 
 
Sayfa: [1]   Aşağı git
Gönderen Konu: Dinsizligin Dünyaya verdigi zararlar ve Dünya Savaşlar  (Okunma Sayısı 338 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
mehmetsayin
Süper Aktif Üye
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1298



« : 10 Şubat 2009 - 21:56 »



            Dünyanın Dört Bir Yanında Yaşanan Savaşlar

Yirminci yüzyıl insanlık tarihine savaşların, soykırımların, çatışmaların yüzyılı olarak geçti. Dünya tarihi boyunca en fazla kanın akıtıldığı bu yüzyılda, milyonlarca insan sebepsiz yere hayatını yitirdi, milyonlarcası evinden yurdundan oldu, sakat kaldı, yakınlarını kaybetti. Dünya tarihinde çok önemli etkileri olan, yeni ülkelerin kurulması ve pek çoğunun da yıkılmasıyla sonuçlanan iki büyük dünya savaşı bu yüzyılda yaşandı. Daha önceki dönemlerde yaşanan savaşlar sadece birkaç ülke arasında, cephelerde gerçekleşirken, bu savaşlar dünyanın dört bir tarafındaki ülkeleri içine aldı. Sadece Birinci Dünya Savaşı'nda 9 milyon kişi öldü, 20 milyona yakın kişi yaralandı.

Bu yüzyıldaki savaşların bir başka özelliği de sivillerin doğrudan bombalanması, çocukların, kadınların, yaşlıların katledilmesi oldu. Soykırım kavramı da gerçek anlamıyla 20. yüzyılda insan hayatına girdi. Vietnam'da, Filistin'de, Keşmir'de, Ruanda'da, Bosna ve Kosova'da, Çeçenistan'da yüz binlerce silahsız insan hayatını kaybetti, kadınlar tecavüze uğradı, işkenceler yapıldı, insanlar hayatlarını kamplarda devam ettirmeye çalıştılar.

Kuran'da bunlara benzer bir örnek Firavun dönemi ile ilgili olarak verilmiştir. Firavun örneğinde gördüğümüz, bu vahşi katliamlarda her zaman savunmasız, zayıf bırakılmış kişilerin hedef alınmasıdır. Kasas Suresi'nde Firavun'un halkını fırkalara ayırdığı, zayıf bıraktığı ve savunmasız insanları katlettiği şu şekilde ifade edilir.

Gerçek şu ki, Firavun yeryüzünde (Mısır'da) büyüklenmiş ve oranın halkını birtakım fırkalara ayırıp bölmüştü; onlardan bir bölümünü güçten düşürüyor, erkek çocuklarını boğazlayıp kadınlarını diri bırakıyordu. Çünkü o, bozgunculardandı. (Kasas Suresi, 4)

Günümüzde ise basında tüm ayrıntılarıyla yer alan bu tür katliamlar, bunları gerçekleştirenlerin insanlıktan ne kadar uzaklaştıklarını açıkça gözler önüne sermektedir. Her türlü ahlaki duyarlılıktan, insani duygulardan, merhametten, şefkatten, sevgiden, acıma duygusundan uzak olan bu insanların belki kendilerinin bile ne uğurda savaştıklarından haberleri yoktur. Bu durum günümüzde süregelen savaşlar için de geçerlidir. Savaşları planlayanların, ateşleyenlerin ve bunlardan çıkar bekleyenlerin belli bir amaç doğrultusunda yaptıkları bu çatışmaların sebepleri, savaşın bizzat içinde olan pek çok kişi tarafından bilinmemektedir.

Bu vahşi katliamları gözlerini bile kırpmadan gerçekleştirebilecek kadar insanlıktan çıkan kişilerin içinde bulundukları durumun nedeni ise, önderlerinden aldıkları eğitimdir. İnsanın bir hayvan gibi görüldüğü, işkencenin, vahşetin makul hale getirildiği bu sistemde her türlü ahlaki değer önemini kaybetmiştir. Bu açıdan bakıldığında günümüzde vahşetlere öncülük eden liderlerle Kuran'da anlatılan Firavun ve askerlerinin çok büyük benzerlikler taşıdığı görülür. Allah onların cehennemde şiddetli bir azapla karşılaşacaklarını bildirmiştir:

Biz, onları ateşe çağıran önderler kıldık; kıyamet günü yardım görmezler. Bu dünya hayatında onların arkasına lanet düşürdük; kıyamet gününde ise, onlar çirkinleştirilmiş olanlardır. (Kasas Suresi, 41-42)




                Vahşetin Kökeni

Dünyada yaşanan tüm bu vahşetlerin kökeninde aslında Darwin'in teorisinin büyük bir rolü vardır.


Yapılan tüm katliamların ve insanların gözlerini kırpmadan birbirlerini öldürmelerinin sebepleri incelendiğinde ise, karşımıza 19. ve 20. yüzyılın düşünce hayatını etkisi altına alan maddeci (materyalist) yaklaşım çıkar. Materyalizm tek gerçek varlığın madde olduğunu ve maddeden başka hiçbir şeyin var olmadığını öne süren bir düşünce sistemidir. Bu sisteme göre madde ezelden beri vardır ve sonsuza kadar da var olmayı sürdürecektir. Dolayısıyla Allah'ın varlığı ve manevi hayata ilişkin tüm değerler ve güzel ahlak bu anlayışla reddedilmektedir. Yine bu çarpık anlayışa göre insan, hayatını devam ettirebilmek için vardır, kimseye karşı sorumlu değildir ve kendi menfaatlerini gözetmelidir.

Materyalist felsefeciler tarafından savunulan evrim teorisi ise bu çarpık anlayışa çok önemli bir dayanak teşkil etmektedir. Evrim teorisi ilk ortaya atıldığı dönemden beri materyalist dünya görüşünü desteklerken, bir yandan da özellikle insanlar arasında yaşanan katliamlara zemin hazırlamıştır. Darwin, "yaşam mücadelesi" kavramıyla her zaman zayıf bireylerin eleneceğini ve güçlü olanların ayakta kalacağını iddia etmiştir. Bu ırkçı görüş zamanla "Sosyal Darwinizm" adını almış ve 19. yüzyıldaki ırkçı düşüncelere ve vahşi kapitalizme dayanak teşkil etmiştir. Bu düzen içinde zayıf insanlar, düşkünler, sakatlar ortadan kaldırılması gereken, evrimini tamamlayamamış yaratıklar olarak ifade edilir.




İslam ahlakının yaşandığı bir toplumda insanların sırf çıkarları uğruna masum insanların kanını dökmesine, gencecik insanların katledilmesine asla izin verilmez. Kuran'da insanların birbirlerine her zaman güzellik ve barışla yaklaşması emredilir.



Ruslar'ın Çeçenistan'da yaptığı katliamı bütün dünya izliyor ancak sadece vicdanlı olan çok az bir kesim gerçek anlamda yardım elini uzatıyor. Onların çabaları da kısıtlı olduğu için sonuç vermiyor.


Çeçenistan Devlet Başkanı Aslan Mashadov'un Papa II. Jean Paul'e yazdığı bir mektupta belirttiğine göre Rusların 5 Eylül'de başlattığı hava bombardımanından Ekim sonuna kadar 3265 sivil ölmüş, 5000 kişi de yaralanmıştır.




                        Keşmirde yapılanlar



Hitler, milyonlarca insanın katledilmesine, milyonlarcasının evsiz ve kimsesiz kalmasına neden oldu. İnsanlık dışı ideolojisini ise Darwin'in üstün ırk ve aşağı ırk tezlerine dayandırdı. Ve aşağı ırk olarak gördüklerini öldürtmekten çekinmedi.



Bu resimler, Hitler'in ve onun anlayışındaki insanların insanlığa çektirdiği acı, korku, kabus ve sıkıntıların bir özeti gibidir. Ve bu kabusların asıl kaynağı olan Darwinizm kökenli ideolojiler hala, dünyanın dört bir yanında insanlığa acı çektirmeye devam etmektedir


Kaynak

http://www.fasizmvekomunizm.com/

Kayıtlı

Dostlukların kurulması zor Kalplerin kırılması kolay
M. Sayın

Toplumsal hayatta en yararlı erdem hoşgörüdür. Dale Carnegie

İnsanların renkleri ayrı olsada göz yaşları aynıdır
Sayfa: [1]   Yukarı git
 
Gitmek istediğiniz yer: